Uyuz Nedir ve Nasıl Tedavi Edilir?
Uyuz, Sarcoptes scabiei adlı mikroskobik bir akarın derinin üst tabakasına tünel kazarak yerleşmesiyle oluşan bulaşıcı bir cilt hastalığıdır. Dünya genelinde her yıl yaklaşık üç yüz milyon kişiyi etkileyen bu paraziter enfestasyon, yoğun kaşıntı ve karakteristik deri döküntüleriyle kendini gösterir. Hijyen düzeyinden bağımsız olarak herkesi etkileyebilen uyuz, doğru tedavi ile tamamen iyileştirilebilir.
Bulaşma Yolları
Uyuz akarı öncelikli olarak uzun süreli cilt teması ile bulaşır. Enfeste bir kişiyle yakın fiziksel temas, cinsel ilişki ve aynı yatağı paylaşma başlıca bulaşma yollarıdır. Akar insan vücudu dışında yirmi dört ile yetmiş iki saat arasında yaşayabildiğinden dolaylı bulaşma da mümkündür. Ortak kullanılan havlu, çarşaf ve giysiler aracılığıyla dolaylı bulaşma gerçekleşebilir. Kalabalık yaşam koşulları, bakımevleri, yurtlar ve hapishaneler salgın riski yüksek ortamlardır. Kısa süreli el sıkışma veya sarılma ile bulaşma riski düşüktür.
Belirtiler ve Bulgular
Uyuzun en belirgin belirtisi özellikle geceleri şiddetlenen yoğun kaşıntıdır. İlk enfestasyonda belirtiler iki ile altı hafta içinde ortaya çıkar ancak daha önce enfeste olmuş kişilerde birkaç gün içinde başlayabilir. Deri yüzeyinde ince, kıvrımlı tünel izleri görülebilir. Küçük kırmızı papüller, veziküller ve kaşıntıya bağlı ekskoriasyonlar tipik bulgulardır. Parmak araları, bilek iç yüzleri, dirsek bölgeleri, koltuk altları, bel çevresi ve genital bölge en sık tutulan alanlardır. Bebeklerde avuç içleri, ayak tabanları ve yüz de tutulabilir.
Kabuklu Uyuz
Norveç uyuzu veya kabuklu uyuz olarak bilinen form, bağışıklık sistemi baskılanmış bireylerde görülen ağır bir uyuz türüdür. Bu formda binlerce hatta milyonlarca akar deriye yerleşir. Kalın, gri-beyaz kabuklanmalar ellerde, ayaklarda ve vücudun geniş bölgelerinde oluşur. Kaşıntı minimal olabilir veya hiç olmayabilir. Kabuklu uyuz son derece bulaşıcıdır ve kısa süreli temasla bile kolayca yayılabilir. HIV enfeksiyonu, organ nakli hastaları ve ileri yaş bu form için risk faktörleridir. Tedavisi standart uyuzdan daha agresif olmalıdır.
Tanı Yöntemleri
Uyuz tanısı genellikle klinik bulgulara dayanır. Deneyimli bir dermatolog tipik lezyonların dağılımı ve gece ağırlıklı kaşıntı hikayesiyle tanı koyabilir. Dermoskopi ile tünel yapıları ve akar görüntülenebilir. Kesin tanı için deri kazıntısı alınarak mikroskop altında akar, yumurta veya dışkı parçalarının gösterilmesi gerekir. Ancak negatif sonuç uyuzu dışlamaz çünkü enfeste bir hastada genellikle on ile on beş arasında yetişkin akar bulunur. Aile bireylerinde veya yakın temas kişilerinde benzer belirtilerin olması tanıyı destekler.
Topikal Tedavi
Permetrin yüzde beşlik krem uyuz tedavisinde birinci basamak ilaçtır. Boyundan aşağı tüm vücuda uygulanır ve sekiz ile on dört saat sonra yıkanır. Tedavi bir hafta arayla iki kez tekrarlanır. Permetrin gebelikte ve iki aylıktan büyük bebeklerde güvenle kullanılabilir. Benzil benzoat farklı konsantrasyonlarda kullanılan alternatif bir topikal ajandır. Kükürt yüzde beş ile on konsantrasyonda özellikle bebeklerde ve gebelerde tercih edilebilir. Krotamiton hem antiparaziter hem de kaşıntı giderici etki gösterir ancak etkinliği permetrine göre düşüktür.
Sistemik Tedavi
İvermektin oral kullanılan antiparaziter bir ilaçtır ve uyuz tedavisinde etkilidir. Vücut ağırlığına göre tek doz verilir ve iki hafta sonra ikinci doz tekrarlanır. Kabuklu uyuzda ivermektin topikal tedavi ile birlikte kombine edilir ve birden fazla doz gerekebilir. İvermektin özellikle yaygın salgınlarda, bakımevi sakinlerinde ve topikal tedaviye uyum güçlüğü olan hastalarda tercih edilir. Gebelerde ve on beş kilogramın altındaki çocuklarda kullanılmamalıdır. Tedavi sonrası kaşıntı birkaç hafta devam edebilir ve bu durum tedavi başarısızlığı anlamına gelmez.
Çevresel Önlemler
Tedavinin başarısı için çevresel dekontaminasyon önemlidir. Yatak çarşafları, havlular ve giysiler altmış derecede yıkanmalı veya üç gün boyunca plastik poşette kapalı tutulmalıdır. Akar vücut dışında uzun süre yaşayamadığından bu süre yeterlidir. Mobilya ve halılar elektrikli süpürge ile temizlenmelidir. Ev halkının tamamı ve yakın temas kişileri belirtileri olmasa bile eş zamanlı tedavi edilmelidir. Aksi takdirde pingpong enfeksiyonu denilen tekrarlayan bulaşma döngüsü oluşur.
Tedavi Sonrası İzlem
Tedavi sonrası kaşıntı iki ile dört hafta devam edebilir. Bu durum alerjik reaksiyonun sürmesinden kaynaklanır ve yeni enfestasyon anlamına gelmez. Antihistaminikler ve topikal kortikosteroidler kaşıntı kontrolünde kullanılabilir. Dört hafta sonra yeni lezyonlar oluşuyorsa veya kaşıntı şiddetleniyorsa tedavi başarısızlığı düşünülmeli ve alternatif tedavi planlanmalıdır. Başarısız tedavinin nedenleri arasında yetersiz uygulama, çevresel dekontaminasyonun yapılmaması ve yakın temas kişilerinin tedavi edilmemesi yer alır.
Uyuz erken tanı ve doğru tedavi ile tamamen iyileştirilebilen bir hastalıktır. Tedavide bireysel yaklaşımın yanı sıra toplum sağlığı perspektifi de önemlidir. Yoğun kaşıntı şikayetiyle başvuran hastalarda uyuz mutlaka ayırıcı tanıda düşünülmeli ve uygun tedavi gecikmeden başlanmalıdır.